Haydi Çocuklar Camiye 20266 Ne Zaman? İnanç, Merak ve Psikolojik Gelişim Üzerine Bir Bakış İnsan davranışlarını anlamaya çalışan bir psikolog olarak, en çok ilgimi çeken şeylerden biri inançla davranış arasındaki görünmez köprüdür. Çocukların “Haydi çocuklar camiye” çağrısına verdikleri tepkiler, yalnızca dini bir yönelim değil; aynı zamanda sosyal aidiyet, duygusal güven ve bilişsel gelişim süreçlerinin de bir yansımasıdır. Peki “Haydi çocuklar camiye 20266 ne zaman?” sorusu, sadece bir tarih mi ifade eder? Yoksa çocuklukla inanç arasındaki o derin psikolojik etkileşimin sembolik bir göstergesi midir? İnançla Tanışma: Bilişsel Gelişimin Dinamikleri Çocukluk dönemi, bilişsel gelişimin temellerinin atıldığı kritik bir evredir. Jean Piaget’in bilişsel…
4 YorumKategori: Makaleler
Kalp Yarası Ne Zaman Bitti? Geçmişin Sonundan Geleceğin Hikâyesine Uzanan Bir Yolculuk Geleceğe merakla bakan biri olarak, “Kalp Yarası” dizisinin sadece ne zaman bittiğini değil, nasıl bir miras bıraktığını da sorgulamayı seviyorum. Bir hikâye ekranlardan silinip gittiğinde, aslında tamamen bitmez; izleyicinin zihninde ve duygularında yaşamaya devam eder. Bugün “Kalp Yarası ne zaman bitti?” sorusuna yanıt verirken, aynı zamanda bu finalin geleceğe nasıl izler bırakabileceğini, yeni hikâyelere nasıl ilham verebileceğini birlikte düşünelim. Kalp Yarası Ne Zaman Bitti? ATV ekranlarında izleyiciyle buluşan “Kalp Yarası” dizisi, 28 Haziran 2021 tarihinde yayın hayatına başladı ve 21 Şubat 2022 tarihinde final yaparak 32. bölümüyle ekranlara…
6 YorumGöyündürmek: Kültürel Belleğin Sesi ve Ritüelin Dönüştürücü Gücü Bir antropolog olarak, her dilin içinde saklı dünyalara hayranlıkla bakarım. Her kelime, bir toplumun hafızasından süzülüp gelen bir hikâyedir. Göyündürmek kelimesi de bu hikâyelerden biridir. İlk bakışta yöresel bir deyim gibi görünse de, derinlemesine incelendiğinde insanın duygularını, yasını, direncini ve toplumsal kimliğini ifade eden bir kültürel sembole dönüşür. Göyündürmek Ne Demek? Göyündürmek, Anadolu’nun farklı bölgelerinde “ağlatmak”, “yas tutturmak” ya da “duygulandırmak” anlamlarında kullanılır. Ancak kelimenin işlevi yalnızca duygusal bir eylemi tanımlamak değildir; o, toplumsal hafızanın bir taşıyıcısıdır. Göyündürmek, bireysel acının kolektif bir anlatıya dönüşmesini sağlar. Kelimelerin kökeninde toplumların duygusal dünyası yatar. Göyündürmek,…
Yorum BırakGörgü Ne Demek Kısaca Tanımı? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir Analiz Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzen Üzerine Düşünen Bir Siyaset Bilimcinin Girişi Bir siyaset bilimci için toplum, yalnızca yasalarla değil, görgü ile ayakta durur. Görgü, bir anlamda görünmeyen bir iktidar mekanizmasıdır; bireylerin birbirleriyle nasıl ilişki kuracağını belirler, toplumsal düzenin sürekliliğini sağlar. Fakat şu soruyu sormak gerekir: Görgü, özgür bireyleri mi şekillendirir, yoksa onları görünmez kuralların esiri mi yapar? Klasik siyaset teorileri genellikle güç, iktidar ve egemenlik kavramlarına odaklanır. Ancak görgü, bu kavramların gündelik hayattaki mikro yansımasıdır. Devletin hukuki otoritesi ne kadar görünürse, toplumun görgü kuralları da o kadar sessiz ama etkili…
Yorum BırakBir Psikoloğun Gözünden: Grip İçin Hangi Çorba İyi Gelir? İnsan davranışlarını çözümlemeye çalışan bir psikolog olarak, “Grip için hangi çorba iyi gelir?” sorusu bana yalnızca fiziksel bir tedavi arayışını değil, aynı zamanda insanın iyileşme psikolojisini de hatırlatır. Çünkü çorba, yalnızca bir yiyecek değildir; bakım görmenin, şefkatin ve aidiyet duygusunun sıvı hâlidir. Özellikle grip gibi kırılgan zamanlarda, bir kase sıcak çorba zihinsel bir sığınak görevi görür. Bilişsel Psikoloji Perspektifinden: “İyileşme”yi Hatırlayan Beyin Bilişsel psikolojiye göre, insan zihni geçmiş deneyimlerden öğrenir ve bu deneyimler, gelecekteki duygusal tepkileri şekillendirir. Birçok insan için grip olduğunda içilen sıcak çorba, çocukluk anılarını, anne eliyle hazırlanmış bakım…
Yorum BırakHarcırah Ücret midir? Küresel ve Yerel Perspektiflerden Bir Bakış Konuya farklı açılardan bakmayı seven biri olarak, bugün sizi hem masa başında hem de dünya haritası üzerinde bir yolculuğa davet ediyorum. “Harcırah ücret midir?” sorusu ilk bakışta bürokratik, hatta biraz sıkıcı gibi gelebilir. Ama gelin, bu kavramın ardında yatan kültürel ve ekonomik dinamiklere birlikte bakalım. Çünkü işin aslı, harcırah sadece bir “para” meselesi değil; emek, güven, adalet ve kültürün iç içe geçtiği bir sosyal anlaşmadır. — Harcırah Nedir ve Neden Tartışma Konusu Olur? Harcırah, bir çalışanın görev gereği kendi iş yerinin bulunduğu şehir veya ülke dışına gönderildiğinde, yaptığı masrafların karşılığı olarak…
4 YorumBir Eğitimcinin Kaleminden: Nakavtın Öğretici Gücü Öğrenme, yalnızca bilgi edinme süreci değil; insanın kendisiyle, sınırlarıyla ve hatalarıyla yüzleşme yolculuğudur. Bir eğitimci olarak hep şuna inanırım: öğrenme, bir tür ringtir. Bazen kazanırız, bazen sarsılırız; ama her durumda değişiriz. Tıpkı boksörlerin ringde yaşadığı gibi. Bu yüzden “nakavt” kelimesi yalnızca spora değil, öğrenmenin psikolojisine ve pedagojisine de ışık tutan bir kavramdır. Peki, boksta nakavt ne demek ve bu kavramı eğitim dünyasında nasıl anlamlandırabiliriz? Boksta Nakavt Ne Demek? Teknik Tanım: Bilincin Geçici Kapanışı Boksta nakavt (knockout), sporcunun aldığı bir darbe sonucu bilincini kaybetmesi, hakemin 10 saniyelik sayımına rağmen ayağa kalkamaması durumudur. Yani fiziksel olarak…
Yorum BırakHz. Ömer Neden Hz. Ali’nin Kızıyla Evlendi? Felsefi Bir Yaklaşım Bir filozof, tarihsel bir olaya baktığında yalnızca “ne oldu”yu değil, “neden oldu”yu ve “nasıl bir anlam taşıdı”yı da sorgular. Çünkü tarih, yalnızca geçmişin kaydı değil, insanın değerlerle olan mücadelesinin aynasıdır. Hz. Ömer’in, Hz. Ali’nin kızı Hz. Ümmü Külsüm ile evlenmesi de böyle bir olaydır: dış görünüşte bir evlilik, derinlemesine bakıldığında ise etik, epistemolojik ve ontolojik bir bağlamın kesişim noktasıdır. Etik Perspektif: Ahlaki Niyetin Değeri Etik bakışla başlarsak, Hz. Ömer’in bu evliliği çoğu tarihçinin yorumladığı gibi siyasi bir çıkar değil, birliğin ve toplumsal barışın ifadesi olarak değerlendirilmelidir. O dönemde İslam toplumu…
Yorum BırakGöğüs Kafesi Altında Ağrı Neden Olur? Gücün, Bedenin ve Toplumun Ağrısı Üzerine Siyasal Bir Analiz Bir siyaset bilimci için insan bedeni, yalnızca biyolojik bir organizma değildir; toplumsal ilişkilerin, iktidar dinamiklerinin ve ideolojik yapılanmaların da sahnesidir. Göğüs kafesi altında ağrı dediğimizde akla hemen bir fizyolojik neden gelir: mide, safra kesesi, karaciğer veya kas ağrısı. Fakat siyaset biliminin merceğinden baktığımızda bu ağrı, toplumun üzerindeki baskının, sistemlerin altında sıkışan bireyin nefes darlığının metaforu hâline gelir. Bir devlet nasıl bürokratik tıkanıklıklardan dolayı işlevsizleşirse, bir beden de içsel gerilimlerden dolayı ağrıyla tepki verir. İktidarın Anatomisi: Göğüs Kafesi Bir Devlet midir? Göğüs kafesi, organları koruyan bir…
Yorum BırakFarklı bakış açılarını sever misin? Ben bayılırım. Bir sofrada oturup aynı ekmeğe farklı anlamlar yükleyen insanları dinlemek bana her zaman büyüleyici gelir. İşte bu yüzden bugün “Neden Hamursuz?” diye sormak istedim. Bu sadece bir bayramın değil, insanlığın ortak hafızasının da hikâyesi. Küresel Bir Perspektiften Hamursuzun Anlamı Hamursuz Bayramı, dünyada milyonlarca Yahudi tarafından kutlanır. Ancak mesele yalnızca dini bir ritüel değil — kolektif hafızanın, özgürlüğün ve zamana karşı direnişin ifadesidir. Küresel ölçekte Hamursuz, insanların geçmişten bugüne taşıdığı bir metafor gibidir: aceleyle pişen ekmek, zamansız bir kurtuluşun simgesi. Yahudiler için bu bayram, Mısır’daki kölelikten kurtuluşun yıldönümüdür. Ancak evrensel düzeyde bakıldığında, her toplumun…
Yorum Bırak